2

Güneyyurt Beldesi,  MHP Belediye Başkanı Adayı Sayın Celil Yağız İle Yapılan Röportaj

          ...

Ana Sayfa

Röportajlar

1965 Yılında Güneyyurt Yenimahalle'de dünyaya geldi.

İlköğretimi Güneyyurt'ta, Orta öğretimi Konya'da bitirdi. Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinden Mezun olduktan sonra T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel MD / İstanbul'da çalışmaya başladı. Halen görevini orada sürdürmekteyken istifa ederek MHP'den Güneyyurt Belediye Başkanı adayı oldu.
Evli ve üç çocuk Babasıdır.
 
MHP Adayı Celil YAĞIZ

29 Mart 2009 Yerel Seçimlerinde Güneyyurt Belediye Başkanlığına MHP den Aday olan Sayın Celil YAĞIZ ile Güneyyurt Kasabası’nın sorunları ve çözüm yollarıyla ilgili görüşmemiz.

Mükremin KIZILCA: Sayın Celil Yağız kardeşim, öncelikle sizi bu adaylığınız konusunda kutlarım. 2004 yerel seçimlerinde de adaydınız ve az bir oy farkıyla kaybetmiştiniz.

Siz bu seçimdeki beş aday arasında üniversite mezunu olan tek adaysınız, doğru mu? Birde sizi tekrar aday olmaya sevk eden etkenler nelerdir?

Celil YAĞIZ: Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi mezunuyum. Diğer öz geçmişimi yazdınız her halde.

Ben İstanbul’dan Başbakanlık Arşivler Genel Müdürlüğündeki görevimden istifa ederek buraya geldim. Tek amacım kasabama hizmet etmek. Değilse dünya Başkenti İstanbul’u neden bırakıp geleyim.

Ayrıca sizinde değindiğiniz gibi önceki seçimden bir birikimim var. Artık bu sefer bu iş tamam diyorum. İstanbul’da ki belediye hizmetlerini yakından takip ediyorum, notlar aldım. Başarının sırlarını çözdüm. İnşallah beldemizi en kısa zamanda ilçe olmaya hazır hale getirmeyi planlıyorum.

Mükremin KIZILCA: İsterseniz sizin seçim beyannameniz diyebileceğimiz, kasabanın sorunlarını sıralayan ve halka hitaben yazdığınız bir makale ile başlayalım.

Ermenek Haber’de yayınlanan makaleniz şu şekilde idi:

 

BU SEFER TAMAM İNŞALLAH

Çok değerli hemşerilerim!

Bundan tam beş sene önce yine sizlerle beraberdik. Çok güzel bir seçim dönemi geçirmiştik. Maalesef sizinde bildiğiniz gibi seçimi kaybeden taraf olduk! Hiç kimseye gönül koymadık, kırılmadık. Hatalar ve eksiklikler bana, başarı ve mükâfat siz değerli seçmenlerime ait olduğunun bilinciyle hareket ettim.

Beni en çok kahreden benim yüzümden işinden olan arkadaşlarım ve kardeşlerim olmuştur. Bana en çok gurur verende yine onların dimdik duruşları, boyun eğmeyişleri olmuş ve aklıma geldikçe de beni ağlatmaları olmuştur.

Onlar için Allaha yalvardım. Beni bağrına basan bu insanların haklarını nasıl ödeyeceğimi hep düşündüm. Karar verdim.

Hatırlarsanız seçim bittikten sonra Güneyyurt halkına bir mesaj vermiştim. Destek olup olmadığına bakmadan girebildiğim her yere girip ALLAH’a ısmarladık dedikten sonra şu ilaveyi de hatırlarsınız ”ALLAH ömür verirse bir dahaki seçimde görüşmek üzere” demiştim.

Bana güvenen ve benimle canla başla çalışan kaybetmeme benden fazla üzülen sizlere borcumu ödemek sizleri yalnız bırakmamak için bu mücadeleye tekrar girmeye o gün karar verdim.

”Seçimin biri bittiği gün ikincisi başlar” düsturundan hareketle hepinizin malumu olduğu üzere kasabamla irtibatımı asla kesmedim. Siz değerli halkımın dertlerini acılarını ve sevinçlerini elimden geldiğince paylaşmaya özen gösterdim. Şunu çok iyi biliyordum ki: “Drtler paylaşıldıkça azalır mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır.”

Bu arada kasabamın sorunlarında da ilgilileri gerek şifahi gerek medya yoluyla uyarmayı da ihmal etmedim. Birkaç örnek: yaylaların vakıflara devri, bileği çöplüğü, sulama suyu fiyatları, ulaşım, kanalizasyon la beraber telefon ve elektrik kablolarının da yeraltına alınması vesaire.

Kasabamızda son yıllarda epey bir gencimiz üniversiteli oldu. Onların başarıları bizleri gururlandırdı. Bizler onların ağabeyleri olarak elimizden gelen maddi ve manevi desteği vermeye çalıştık. Keşke bir dernek kurup daha fazlasını yapabilseydik. Bize işi düşen hemşerilerime elimden gelen desteği yaptım. Çözemediğim konuda da dönüp mutlaka bilgi verdiğim malumunuzdur.

Beş sene çok çabuk geçti. 27-Mart 2004 Cumartesi günü miting meydanında sizlere seslenirken birkaç hikâye ile benzetmelerde bulunmuştum. Tavuk kümesindeki kartal birde motoru çalışmayan arabaya altından kaporta hikâyesi keşke doğru çıkmasaydım da kasabama çok hizmet gelseydi. İktidar partisinden olmasa hizmet gelmez sözüne cevap olarak “İstemesini bilmezsen proje üretemesen başbakan gelip sana başkanlık mı yapıverecek” denmiştim.

Maalesef durum ortada. Beş sene heba oldu gitti. Sorunlar çözülmediği gibi daha yenileri de eklendi. Çok büyük şaşaalarla temeli atılan ve tamamlandığı söylenen kanalizasyonun en önemli ayağı olan arıtma yapılmadığı için sorum sarmal hale gelmiştir. Güneyyurtluların sağlığını tehdit edecek ve hatta Göksu ırmağını tehdit edecek boyuta varmıştır. Bir an önce tedbir alınmalı yoksa yaz ayları çok sıkıntılı geçecek.

Kaldırımlar konusunda bir şey dememe gerek var mı, bilmiyorum her şey sizlerin gözü önündedir. Bazı yerlere baktığınızda bu insanlar hiç mi yapılmış kaldırım görmemişler, diye söylenmekten insanlar kendini alamıyor.

Şimdi tekrar huzurlarınızdayım. Destek ve teveccühlerinizi bekliyor güzel bir Güneyyurt için el ele verelim sorunları birlikte aşalım.

Başlıca sorunlarımızı şu ana başlıklar altında toplayabiliriz:

1- Yaylaların içinde bulunduğu durum.
2- Kanalizasyonun en önemli ayağı olan arıtmanın öncelikle yapılması (havuzlar doldu yaz ayları sıtma ve tifo kol gezmeye başlarsa şaşmayalım) acilen arıtma şart.
3- Sulanamayan arazilerin ek kanal yapılarak sulanması
4- İçme suyu probleminin konuyu bilen uzmanları getirilerek çözüme kavuşturulması.
5- Bahar aylarında boşa akan Alderesi suyunun değerlendirilmesi…dahası
6- Yayla yollarının daha kullanılır hale getirilmesi
7- Garaj
8- Pazar sorunu
9- Hal yapımı
10-Kadınlara gelir getirecek proje üretimi
11- Ekonomik değeri yüksek ürün çalışmaları ve organik tarım
12-Meyveciler birliği kurulup ürünlerin daha iyi pazarlanması
13-Yeni nazım planı yapılarak konut arsası üretimi
14-Mezarlık sorunu
15-Yeni sanayi sitesi
16-Atıl cadde durumundaki yukarı caddeyi canlandırarak yeni işyerleri temini
17-Yazları ekonominin canlanması için festivaller tertibi
18-Yakın köylerin çekim merkezi olmak için alternatifler üretmek (pazara geliş gidiş noktasında servis vs hizmeti vermek gibi)
19-Bileği çöplüğüne çeki düzen vermek Ermenek ile ortak proje
20- Tarihi ve turistik yerlerin tanıtımı için turizm firmalarıyla işbirliği. Dağ ve mağara. yamaç paraşütü, av sporları noktasında tanıtım
21-Eğitim-öğretimin kalitesinin yükseltilmesi için okullarla işbirliği
22- Sosyal yardıma muhtaçların tespit ve onlara yakından ilgi gösterilmesi
23- Meslek yüksekokulunun bazı bölümlerinin Güneyyurt’ta açılması için çalışılması
24- Kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarımızın canlandırılması (dokuma tezgâhı, çömlekçilik vs.)

Daha burada yazamayacağım birkaç projede var ki onları daha sonra açıklayacağım.

ALLAH aşkına şurada yazdığımın birçoğu için para bile gerekmez. Yeter ki yapmayı arzu et. Yukarıdaki yazdıklarım beş senede yapılamayacak şeyler mi? Beş yıla bölsek dört beş madde düşer.

SORUNLARI DA BİLİYORUZ ÇÖZÜMLERİ DE

DESTEK SİZDEN ÇALIŞMAK BİZDEN TAKDİR YÜCE ALLAH’TAN.

Sağlıcakla kalın.
Celil YAĞIZ

Celil YAĞIZ: Bilmiyorum Hocam bunlara ilaveten neler söylememi istersiniz?

Mükremin KIZILCA: Şimdi sizin bu makalede çok güzel alınması gereken cümleler var. Mesela sizin centilmence, “Kazanan arkadaşa yardımcı olurum.” Demeniz. Halktan özür dilemeniz vb hoş yaklaşımlar.

Ancak siz bu makale de sorunları sıraladınız sadece, esas çözüm yollarına ait vereceğiniz mesajları almak istiyoruz.

Özellikle bilirsin ki halk somut şeyler görmek ister ya da şöyle söyleyelim, somut öneri ve çözümler bekler. Adlarını koymak yetmiyor çoğu zaman.

Sizinde tamamını almış olduğunuz ve bilincinde olduğunuz, halkın görsel sorunlarından bir kısmını şöyle sıralayabiliriz;

1-Kanalizasyon arıtma tesisi,

2-Yerbağ arazilerini yeniden ekonomimize kazanmak,

3-Yayla arazilerini Vakıflardan kurtarmak,

4-Yaylalarımıza Kuşakpınar’dan kestirme bir yol yapmak ve yayla evlerimize elektrik sağlamak,

5-Kuşakpınar ve çevresinin turizme kazandırılması,

6-Kışlacık Mahallesinden karşı köylere yüzyıllar önce olduğu gibi yeniden iyi bir ulaşımın sağlanması,

7-Yörüklerle yaylalarda oluşabilecek sorunların halledilmesi,

8-Kanal suyu ile sulanamayan yukarı bölgedeki arazilerimizin sulanması meselesi,

9-Kasabada ekonominin yeniden eskisi gibi canlı tutulması sorunu,

10-Şehir içine yeni bir düzen verme sorunu,

11-Kasabamıza yıllık baz’da gurbetçilerimiz ile sıladakilerin kaynaşmasını sağlayacak bir etkinlik düzenlemesi.

12-İlçe olma davamız.

Şimdi sizden bir aday olarak bu konular hakkında ki çözüm önerilerinizi bekliyor Güneyyurtlular.

Bildiğiniz gibi başa gelmiş olanlar şikayet değil çözüm üretme durumundadırlar.

Celil YAĞIZ: Sayın Hocam size bu soruyu sorduğunuz için candan teşekkürler. Ayrıca İnternet sitelerinizde bizlere kendimizi ifade etme imkânı verdiğiniz için ve Ermenek Haber sitesi yönetimine de teşekkür ederim.

Şimdi gelelim sizin maddelediğiniz halkın en önde gelen sorunlarının çözüm yollarına:

1-Arıtma tesisinin aciliyeti hepimizin malumudur. Bunu Dünya Bankasından ya da AB den karşılıksız kredi ile en önce halletmemiz lazım.

2-Yerbağ arazilerinin askı süresi 1998 bitti. Artık oraların kurtulması imkânsız. Mülkiyeti tamamen devlete geçti.

3-Yayla arazilerini Vakıflardan kiralama olmaz, ancak sembolik bir fiyatla satın alınabilir ama bu arazilerin kurtulması olayı hala mümkün. Zira ben Arşiv Gen Md. de bulunmam dolayısıyla konuyu derinlemesine ilmen araştırdım. Bu konunun iki boyutu var:

a-Hukuki boyutu

b- Siyasi boyutu

Adana Ahkâm defterlerinden tüm yönleriyle bu bölgenin Tapu ve Sicillerine vakıf oldum. Hukuken ve siyaseten neler yapılacağını biliyorum.

Yaylalar kesinlikle kurtulur. Burada biraz kuvvetli, Evkaf avukatlarıyla çalışmak lazımdır.

4-Kuşakpınar ile Suçtuğu arasına Doğa Sporları Merkezi kurarak, yürüyüş, paraşüt, mağara, dağ ve kayalara tırmanış vb etkinliklere ev sahipliği yapacağız.

5-Kuşakpınar’dan Balkusan’a yol zaten var ama biz onu geliştirerek açacağız. Yayla evlerine elektrik gelmemesi sadece bir ihmal sonucudur. Aksi halde şimdiye kadar oralar ışıl ışıl elektrik olurdu. Bu sorunu ilk aylarda halletmeye söz veriyorum.

6.7.8-Yaylalarda Yörüklerle olan sorunlar devlet sorunu olup, bunu devletle beraber halletmeye çalışacağız.

Kasabanın giriş ve çıkışını hemen bölünmüş yol haline getireceğiz.

Kasabamızda yıllık bir etkinlik yapacağız. Bunu Yenimahalle’nin yaptığı “Yayla ve Düden Festivaliyle” beraber geniş bir organizasyon halinde ele alacağız.

9-Ekonomimizin eskisi gibi canlı hale gelmesi için esnaf ve pazarcılarımızla işbirliği yaparak çarşı içinde ve Pazar yerinde cazip düzenlemeler yapacağız, inşallah.

Mükremin KIZILCA : Kanal suyu ile sulanamayan yukarı bölgedeki arazilerimizin sulanması meselesi.

Sayın Başkan Adayım bu konu kasabamızın en fazla istek alan konusudur. Bu mevzuda biraz açılmak istiyorum, neler söylersiniz?

1980 yıllarına kadar bizim şahsen Hatıp yerinde, Göndübire’de, Şevşeli’de, Söğütlü’de ve Akçaburun’da, Pınargözü’nde ki bahçelerimizde her türlü sebze ve meyve yetişirdi.

Meravlarımız vardı ve  buradaki Pınarlar yeter artardı. Sulamak için ama son yıllarda  Söğütlü,Karapınar,Akpınar, Pınargözü tamamne şebekeye aktarıdı ve o bölgelerdeki bahçeler tarlaya dönüştü. Tarlalıktanda çıktı artık “gen” yer oldular.

Celil YAĞIZ : Sayın Hocam bu konu da bende çok doluyum. Zira Güneyyurt arazilerinin yarısı sulu iken yarısı kuru kalıyor. Üstelik yukarı mahalleler tüm pınarlarını şehir şebekesine aktararak bu hizmetten mahrum kalıyorlar.

Göreve gelir gelmez; inşallah halkımız seçerse, ilk ele alacağım projem bu olacaktır.

Benim bu konuda iki projem var. Biri olmasa, diğeri mutlaka faaliyete geçecektir.

1-Sadı civarına kuracağım bir pompalama istasyonuyla suyu İninyaka’dan yukarıda bir büyük havuzda toplayarak araziye vermek.

2-Yukarı Çağlar halkıyla anlaşarak, oradan kışın dereye akıp giden büyük su kaynağını muattal olduğu mevsimde Namazgâh Mevkiinde oluşturacağımız bir barajda toplayarak, hareketli mevsimde Güneyyurt arazilerine aktarmak.

Namazgâhta yapacağımız baraj aynı zamanda Aldere’den gelebilecek suya da bir gem olacaktır. Bu ikinci şıkta Yukarı Çağlar arazisi de istifade edecektir.

Mükremin KIZILCA : Sayın Celil Yağız kardeşim, bu projeniz gerçekten takdire şayan. İnşallah hayata geçer de kasabamız büyük bir yatırıma kavuşur.

Başka ilave etmek istediğiniz bir şey varsa buyurun!

Celil YAĞIZ : Burada açıklayabileceğim başka bir şey yok. internetteki sitelerinizi yakından takip ediyorum; www.ermenekhaber.com, www.guneyyurt.page.tl www.ermenek.gen.tr da bizlere ayırdığınız mesai için samimi olarak teşekkür ederim.

Burada Güneyyurt halkına son olarak şunu söylemek istiyorum:

Bölgemizin coğrafi yapısı olarak tabii geçim kaynakları olan meyvecilik, sebzecilik ve hayvancılık üzerine uluslar arası düzeyde büyük projelerim var. Bunları Güneyyurt’ta hizmete sunmaktan gurur duyacağım, inşallah.

Mükremin KIZILCA : Sayın Celil Yağız  Kardeşim bize zamanını ayırarak görüşlerini paylaştığınız için tekrar teşekkürler.

Ayrıca size bu yarışta başarılar dilerim, her şey Güneyyurt için.

Celil YAĞIZ :  Sayın Hocam hem şahsınıza, hem de Ermenek Haber sitesi yönetimine bizlere bu imkanı verdiğniz için alenen teşekkürü bir borç biliyorum.

Allah razı olsun.

Ermenek Haber

Bu Röportajı Gerçekleştiren

Sayın Mükremin KIZILCA'ya Teşekkürlerini İletir.

ERMENEK HABERLERİ

Sayfa Tasarım Ermenek Haber