Bugun...

Ahmet Kağan KARABULUT
Bu Fırsat Kaçmaz!...
Tarih: 01-07-2015 00:48:00 Güncelleme: 01-07-2015 00:48:00


Hepimiz kirlendik, hem de öylesine ve ölesiye kirlendik ki hal-i pür melâlimizi anlatmaya kelimeler kifayet etmez. Fikirlerimiz iğfal edildi, zihin dünyamız altüst oldu, ruhlarımız örselendi, değerlerimiz ayaklar altına alındı ve hatta ümitlerimiz dahi tarumar edildi. 

Hayata dair, hayatın anlamına dair sorgulamalarımızı çoktan rafa kaldırdığımız yetmiyormuş gibi, klişe ve dayatılmış hayatların prangasız gibi görünen gönüllü mahkûmları haline geldik, getirildik. Fıtratımızda ilahi takdir gereği var olan iyilik ve iyiye dair ne varsa üç otuz kuruşa değiştik ve dünya ve içindekileri ahiretimize tercih ettik. Öyle ki yirmi dört saatte sadece on dakika bile ruhumuzu dinlemeye, kendimizle yüzleşmeye, hatalarımızı gözden geçirmeye, tamirata, tadilata, yaratılış ayarlarımıza dönmeye dahi zaman ayırmaz olduk.  

Namaz kıldık Rabbimizi bir kez dahi aklımıza getirmeden, kıyamda sadece ayakta durduk, rükûda eğildik kimin huzurunda eğildiğimizin farkında olmadan, secdede aklımızdan geçmeyen şey kalmadı dünyaya dair. Başımızdan bir karıştan fazla yükselmeyecek namazlarla yükselmeyi umduk üstelik, belki yüzümüze çarpılacak ibadetlerin yüzsüzlüğü ile cenneti garantilemiş gibi yaşarken ve başkalarına tepeden bakarken 

Oruç tutacağız bu ay. İnşallah tüm azalarımızla tutarız oruçlarımızı. Dillerimizi yalandan, gıybetten, kovuculuktan, iftiradan, oruçken kardeşlerimizin etlerini yemekten azade eyleyerek. Kötü sözden, küfürden, hakaretten, kalp kırmaktan, incitmekten azami derecede imtina ederek. Gözlerimizi haramlardan, kalplerimizi her türlü necasetten uzak tutarak. Gerçekten oruç tutarız, mükâfatını yalnız Rabbimizden bekleyerek.  

Paylaşarak, yardımlaşarak, halsizin, öksüzün, hastanın, yatağa mahkûmların, açın, bî-ilacın, fakirin hallerini anlayarak, o yaralara merhem olmaya çalışarak, yani Ramazan’ın hakkını hakikaten vererek oruç tutalım bu sefer. Yılda bir kez önümüze çıkan bu fırsatı kaçırmayalım arınmak, temizlenmek ve kendimize gelmek, özümüze dönmek için. Öyle oruçlar tutalım ki iftarı da, sahuru da ibadet olsun, ibadet şuuruyla donansın. Öyle bir Ramazan geçirelim ki, yarın mahşer gününde bize şefaatçi olsun… 

 

 Prof. Dr. Ahmet Kağan Karabulut 



Bu yazı 2038 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI